8. Sınıf Mutasyon ve Modifikasyon Konu Anlatımı

Daha önce DNA ve Genetik Kod konusunda DNA’nın kendini eşlediğini ve kendini eşlerken bazı hatalar yapabileceğinden bahsetmiştik. Bu konuda ise DNA’da meydana gelen hataların canlılara etkilerinden bahsedeceğiz.

Mutasyon:

Canlının genetik yapısında (DNA, Kromozom, Gen ve Nükleotidlerde) meydana gelen değişimlere mutasyon denir.

Mutasyonlar sonucu hücrelerde bulunan kalıtsal maddelerde çeşitli değişimler gerçekleşir.

Bu değişimler:

  • DNA veya GENİN düzeni bozulabilir, yapısı değişebilir.
  • Kromozomun yapısı bozulabilir
  • Kromozom Sayısı değişebilir

Mutasyonlar VÜCUDUMUZUN DOĞAL İŞLEYİŞİ SIRASINDA ve ÇEVRESEL ETMENLERLE gerçekleşebilir.

Genetik şifremizin değişmesine sebep olan Mutasyonlar vücudumuzun DOĞAL İŞLEYİŞİ sırasında:

-DNA’nın KENDİNİ EŞLEMESİ,
-DNA’nın KENDİNİ ONARIMI veya
-MAYOZ BÖLÜNME

esnasında kendiliğinden gerçekleşebilir.

-X IŞINLARI,
-ULTRAVİYOLE (MORÖTESİ IŞINLAR),
-RADYASYON,
-YÜKSEK SICAKLIKLAR,
-VİRÜSLER,
-İLAÇ VE KİMYASAL MADDELER gibi

çevresel etkilerle de oluşabilir.

Mutasyon Çeşitleri:

Mutasyonlar hem Üreme Hücrelerinde görülebilir hemde Vücut Hücrelerinde görülebilir.

1) Vücut Hücrelerinde Görülen Mutasyonlar:

Saç rengi, saç şekli, ten rengi, göz rengi, boy uzunluğu, uzuvlarımız, çiçek rengi, tohum rengi vb… gibi özelliklerimiz VÜCUT HÜCRELERİNİ temsil eder.

VÜCUT HÜCRELERİ (2n) KROMOZOMLUDUR. DİPLOİT HÜCRELERDİR.

Mutasyon Vücut Hücrelerimize etki ederse:

  • MUTASYON SADECE O BİREYDE KALIR.
  • NESİLDEN NESLE AKTARILMAZ. 
  • YENİ DOĞACAK ÇOCUKLARDA GÖRÜLMEZ.

2) Üreme Hücrelerinde Görülen Mutasyonlar:

Canlılarda bulunan Sperm Hücresi, Yumurta Hücresi, Polen Hücresi gibi yapılar ÜREME HÜCRELERİDİR.

ÜREME HÜCRELERİ (n) KROMOZOMLUDUR. HAPLOİT HÜCRELERDİR.

Mutasyon Üreme Hücrelerine etki ederse 

  • GELECEK NESİLLERE AKTARILIR
  • YENİ DOĞACAK ÇOCUKLARDA GÖRÜLÜR.

Örneğin HİROŞİMAYA ATILAN ATOM BOMBASI Japonya’da yaşayan insanlarda ve atom bombasından etkilenen insanların çocuklarında radyasyon sonucu birçok değişim yaratmıştır ve bu mutasyonlar yeni nesillere aktarılmıştır.

MUTASYON SONUCUNDA GENLERİN YAPISI DEĞİŞİR.

Bakteri gibi eşeysiz üreyen canlılarda ve patates gibi eşeysiz üreyen bitkilerde mutasyon, mitoz bölünme ile yavru hücrelere aktarılabilir.

Örneğin bitkinin bazı yaprak veya dallarında oluşan mutasyon, bu dalların eşeysiz üremesiyle oluşan yeni bitkilerde de görülebilir.

Eşeyli üreyen canlılarda ise mutasyon canlının vücut hücrelerinde (somatik hücrelerde) gerçekleşirse yavru hücrelere aktarılmaz. Mutasyon canlının gamet(üreme) hücrelerinde (örneğin insanda yumurta ve sperm hücrelerinde) meydana gelirse yavru hücrelere aktarılır.

Kaynak: https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/kalitsal-varyasyona-sebep-olan-mutasyon-nedir

EŞEYSİZ ÜREYEN BAKTERİ, PLANARYA, HİDRA gibi canlılarda mutasyonlar NESİLDEN NESLE AKTARILABİLİR.

DİKKAT: TÜM MUTASYONLAR ZARARLI DEĞİLDİR. MUTASYONLAR ETKİ BİÇİMİNE GÖRE YARARLI MUTASYONLAR ve ZARARLI MUTASYONLAR olmak üzere ikiye ayrılır.

MUTASYON ÇEŞİTLERİ:

Mutasyonlar canlıya etki çeşidine göre 3’e ayrılır. Bunlar:

  • Yararlı Mutasyonlar
  • Zararlı Mutasyonlar
  • Etkisiz (Nötr) Mutasyonlar

1.Yararlı Mutasyonlar:

Meydana geldiği canlının çevreye uyum sağlamasına, canlının yaşama ve üreme şansını arttırmaya yarayan mutasyonlardır.

Örneğin

  • Van ve Ankara Kedisinin gözlerinin farklı renklerde olması,
  • Bakterilerin ANTİBİYOTİĞE karşı DİRENÇ kazanması,
  • Çekirdeksiz üzüm.
  • Bitkilerde Zehir Toleransı: Bazı bitkiler, doğal olarak toksik maddelere (örneğin, böcek ilaçlarına veya ototoksik bileşiklere) karşı dirençli olacak şekilde mutasyonlar geçirebilir. Bu, bitkilerin zararlı etkilere karşı daha dayanıklı olmasını sağlar.
  • HIV direnci: Bazı insanlar, doğal olarak HIV virüsüne karşı dirençli olan bir genetik mutasyona sahip olabilirler. Bu, HIV enfeksiyonu (Aids) riskini azaltabilir ve hastalığa karşı daha iyi bir bağışıklık sağlayabilir.
  • Bitkilerde meyve verimliliği: Bitkilerde, meyve verimliliğini artıran mutasyonlar geliştirilebilir. Bu, bitkilerin daha fazla meyve üretmesini sağlar ve tarımsal verimliliği artırabilir.

yararlı mutasyonlardandır.

2.Zararlı Mutasyonlar:

Meydana geldiği canlılarda olumsuz etkiler yaratan, hastalık oluşturan, çevreye uyum sağlamasına, yaşama ve üreme şansının azalmasına sebep olan mutasyonlardır.

Örneğin

  • İnsanlardaki Down Sendromu
  • Bazı kanser çeşitleri
  • Altı Parmaklılık
  • Tay-Sachs hastalığı: Bu hastalık, HEXA genindeki bir mutasyon sonucu oluşur ve beyindeki sinir hücrelerinin ölümüne neden olur, zeka geriliği, körlük ve kas kontrolünün kaybına yol açar.
  • Kistik fibrozis: Bu genetik hastalık, CFTR genindeki bir mutasyon sonucu oluşur ve akciğerler, pankreas ve diğer organlarda yapışkan mukus birikimine neden olur.
  • Hemofili: Bu genetik hastalık, F8 veya F9 genindeki bir mutasyon sonucu oluşur ve kanın normal şekilde pıhtılaşmasını önler.
  • Orak hücreli anemi: Bu genetik hastalık, HBB genindeki bir mutasyon sonucu oluşur ve kırmızı kan hücrelerinin şeklini değiştirir, kanın normal şekilde taşınmasını önler ve ağrılı krizlere neden olur.

zararlı mutasyonlardandır.

3. Nötr (Etkisiz) Mutasyonlar:

Meydana geldiği bireyin uyum başarısında hiçbir değişim yaratmayan mutasyondur.

Canlının dış görünüşünü (fenotipini) veya sağlığını etkilemez.

Bunlar sessiz mutasyonlar olarak da adlandırılır.

ZARARLI MUTASYONLARYARARLI MUTASYONLAR
ALBİNOLUKVAN KEDİSİ
DOWN SENDROMUANKARA KEDİSİ
ORAK HÜCRELİ ANEMİÇEKİRDEKSİZ ÜZÜM
HEMOFİLİÇOK SAYIDA TOHUMA
SAHİP BİTKİLER
ALTI PARMAKLILIKBÜYÜK BİTKİLER
YAPIŞIK PARMAKLILIK
KANSER HASTALIKLARI
YAPIŞIK İKİZLİLİK
(SİYAM İKİZLERİ)
4 BOYNUZLU KEÇİ
2 BAŞLI KEDİ

MUTASYONUN ÖZELLİKLERİ:

MUTASYON ÖRNEKLERİ:

1- ALBİNOLUK:

Albino, yada Albinizm olarak bilinen adıyla genetik bir hastalıktır. Vücuda renk veren (göz, kıllar, saç, deri…) MELANİN PİGMENTİNİN eksikliğinde ortaya çıkar.

  • Albinizm, kalıtsal bir hastalıktır ve genellikle ebeveynlerden çocuklara geçer
  • Albino insanlar, güneş ışığına karşı daha hassas olabilirler ve cilt kanseri gibi cilt sorunlarına daha yatkın olabilirler.
  • Gözlerindeki pigment eksikliği nedeniyle, gözlerinin güneş ışığına daha hassas olması sebebi ile görme sorunları yaşayabilirler.
  • Melanin, göz rengini belirleyen pigmenttir. Melanin miktarı az olduğu için albino insanların gözleri genellikle soluk renklidir. Genellikle mavi, yeşil veya gri renkte gözlere sahip olurlar.
  • Albinizm, bir hastalık olarak tedavi edilemez, ancak güneş ışığına karşı koruyucu önlemler ve uygun gözlükler ve kontakt lenslerle görme sorunları hafifletilebilir. 
  • Albino insanlar, ciltlerini güneş ışığından korumak için güneş kremi kullanmalı ve düzenli olarak göz doktoruna gitmelidirler.

Albinoluk sadece insanlarda görülmez, hayvanlarda da görülebilir. Tam albinoluk ve kısmı albinoluk olmak üzere ikiye ayrılır.

2- DOWN SENDROMU:

Down Sendromu insanın 21. kromozom çiftinde fazladan bulunan 1 kromozom sonucu oluşur. Genetik bir bozukluktur.

Normal insanlarda kromozom sayısı 46 iken Down Sendromlu bireylerde 21. kromozomda fazladan 1 kromozom bulunması ile 47 tane kromozom bulunur.

Resim kaynağı: https://www.freepik.com/free-photo/girl-with-down-syndrome-studying-while-sitting-desk-home_26965178.htm

  • Down sendromlu bireylerde genellikle belirgin bir yüz şekli görülür.
  • Düzleşmiş yüz hatları, küçük ve yuvarlak bir baş, küçük burun ve düşük yerleşik kulaklar gibi özellikler içerir.
  • Dilin dışarı çıkması, çift katlı göz kapakları ve kısa boyun gibi belirtiler de sıkça görülür.
  • Zihinsel gelişimde gerilik de Down sendromunun belirgin bir özelliğidir. 
  • Zeka düzeyi genellikle hafif ila orta düzeyde geri kalmıştır. Buna rağmen, her bireyin zeka düzeyi farklı olabilir ve bazı Down sendromlu bireyler normal veya yakın normal zeka seviyelerine sahip olabilir.
  • Kalp hastalıkları, duyma ve görme sorunları, tiroid problemleri, kas zayıflığı ve bağışıklık sistemi sorunları gibi sağlık sorunları da daha sık görülür.
  • Down sendromlu bireylerin eğitim ve sağlık ihtiyaçlarına özel bir dikkat gösterilmesi gerekmektedir. Erken müdahale, özel eğitim ve sağlık hizmetleri ile Down sendromlu bireylerin potansiyellerini en iyi şekilde geliştirmeleri sağlanabilir.

3- ORAK HÜCRELİ ANEMİ:

Orak Hücreli Anemi kan hücrelerinde meydana gelen genetik bozukluktur. Kan hücrelerinden oksijen taşıyan ve kana kırmızı renk veren ALYUVARLARIN orak şeklinde olduğu bir genetik hastalıktır.

  • Bu hastalık, kırmızı kan hücrelerinin anormal bir şekle sahip olduğu ve normalden daha kısa ömürlü olduğu bir durumdur.
  • Normalde, kırmızı kan hücreleri yuvarlak ve esnek bir yapıya sahipken, orak hücreli anemide kırmızı kan hücreleri orak şeklinde ve sertleşmiş bir yapıya sahiptir.
  • Hastalık, bir ebeveynden kalıtsal olarak geçen bir mutasyon sonucu oluşur.
  • Bu mutasyon, kırmızı kan hücrelerinde bulunan hemoglobin adı verilen proteinin yapısında bir değişikliğe neden olur.
  • Hemoglobin, kırmızı kan hücrelerinde oksijeni taşıyan ve vücuttaki dokulara dağıtan bir maddedir. Orak hücreli anemide, anormal hemoglobin, kırmızı kan hücrelerinin şeklini bozar ve kan hücrelerinin kolayca yapışmasına ve tıkanıklıklara neden olabilir.
  • Orak hücreli anemi, çeşitli belirtilere neden olabilir. Bunlar arasında anemi (kansızlık), yorgunluk, soluk cilt, nefes darlığı, göğüs ağrısı, tekrarlayan enfeksiyonlar ve kemik ağrısı yer alır. Ayrıca, orak hücreli anemisi olan bireylerde, organlara ve dokulara yeterli oksijenin ulaşmaması nedeniyle çeşitli istenmeyen durumlar gelişebilir. Bunlar arasında akciğer, böbrek, karaciğer ve beyin gibi organların hasarı, inme, kalp sorunları ve kemik hastalıkları yer alabilir.
  • Alyuvar hücreleri orak şeklinde olduğundan damarları tıkayabilir. Hastalık yüzünden kanda pıhtılaşma sorunu yaşanabilir.
  • Orak Hücreli Anemi olan bireyler her ay doktor kontrolünde kanına gerekli maddeleri alarak normal yaşantısına devam edebilir.

4- HEMOFİLİ:

Hemofili, kanın pıhtılaşmaması hastalığıdır. Bir yerimiz kanadığında bir süre sonra kanımız kuruyarak durur. Buna kanın pıhtılaşması adı verilir. Kanın pıhtılaşmaması yani HEMOFİLİ genetik bir hastalıktır.

Hemofili, genellikle X kromozomu üzerinde bulunan bir genin mutasyonu sonucu oluşur. Bu nedenle, hastalık genellikle erkeklerde görülür ve kadınlar sadece taşıyıcı olabilirler. 

Kanda bulunan pıhtılaşmayı sağlayan proteinlerin eksikliğinde ortaya çıkar.

Hemofili hastaları, küçük bir yaralanma veya kesik bile olsa kanamaların uzun süreceği veya durmayacağı için risk altındadır. Ayrıca, iç kanamalar da (örneğin eklem içi kanamalar) sık görülebilir ve bu da ciddi ağrı ve hasara neden olabilir. 

Hemofili tedavisi, kanama riskini azaltmak ve yaşam kalitesini artırmak için odaklanır. Tedavi seçenekleri arasında kan pıhtılaşma faktörleri enjekte etmek, kanama kontrolü için buz uygulamak, ağrı yönetimi, fizyoterapi ve kanama riskini azaltmak için sağlıklı bir yaşam tarzı sürdürmek yer alabilir.

5- KANSER:

Kanser, hücrelerde DNA’nın hasarı sonucu hücrelerin kontrolsüz veya anormal bir şekilde büyümesi ve çoğalmasıdır. Mutasyonun sebep olduğu hastalıktır.

6- Van Kedisi ve Ankara Kedisi:

Van kedisi, iyi bir yüzücü olan, gözleri mavi veya kehribar rengi ya da biri mavi diğeri kehribar olabilen yararlı mutasyonlara örnek olan bir kedi çeşididir.

Ankara kedisi, en eski uzun tüylü kedi türlerinden biridir. Ana yurdu Ankaradır. Diğer ismi Angora kedisidir.

Bu mutasyon çeşidi insanlarda da görülebilir. Diğer iki gözü farklı olma mutasyonunun diğer ismi HETEROKROMİDİR.

7- Dört Boynuzlu Keçi:

8- Çekirdeksiz Üzüm

9- Siyam İkizleri (Yapışık İkizler)

10 – Sürekli ve düzensiz kullanılan antibiyotiklere dirençli bakterilerin oluşması.

Gereksiz antibiyotik kullanımına karşı mutasyon geçirerek direnç kazanan bakteriler HAYATTA KALMA ŞANSINI ARTTIRIR.
Bu durum bakteriler için olumlu bir durum yarattığı için YARARLI MUTASYONDUR.

antibiyotik_dnzhoca.com_ 8. Sınıf Mutasyon ve Modifikasyon Konu Anlatımı

11- İnsanda gerçekleşen DELTA 32 MUTASYONU HIV virüsüne karşı direnç kazandırır.

HIV Virüsü AİDS hastalığına yol açar.
AİDS bizi hastalıklardan koruyan BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNE etki ederek vücudu savunmasız bırakır. Savunmasız kalan vücudumuz en basit hastalıklarda bile savunmasız kalabilir. Savunmasız kalan vücut ölebilir.

HIV virüsü de şimdilerde salgın olan COVİD-19 virüsü gibi tehlikeli ve ölümcül bir virüstür. Genellikle cinsel yolla bulaşır. COVİD-19 gibi hayvanlardan insanlara geçmiştir.

Fakat son yapılan araştırmalarda,

İnsanın genleri içerisindeki 32 nükleotidin silinmesi ile oluşan DELTA-32 (del-32) mutasyonu HIV virüsünün insan içerisinde konaklamasını engeller.

Anne ve Babasından DELTA 32 mutasyonunu alan kişilerin AIDS olma ihtimali sıfıra yakındır. Sadece Anne veya Babasından Delta 32 mutasyonunu alan kişilerin de HIV virüsüne karşı dirençli oldukları tespit edilmiştir.

YARARLI MUTASYONA örnektir.

12. Çift Başlı Yılan:

Şimdi öğrendiklerimizi doğru yanlış sorularıyla pekiştirelim:

Soru 1: Mutasyon sonucunda genlerin yapısı değişir.

Soru 2: Mutasyonlar hem çevresel etkilerle hem de kendiliğinden oluşabilir.

Soru 3: Tüm mutasyonlar yeni nesillere aktarılabilir.

Soru 4: Canlıların yaşama şansını arttıran mutasyonlar yararlı, yaşama şansını azaltan mutasyonlar zararlıdır.

Soru 5: Mutasyonlar sadece vücut hücrelerinde görülebilir.

Soru 6: Mutasyon sonucu bir canlıda bulunan genlerin veya kromozomların yapısı değişebilir, canlının kromozom sayısı artabilir.

Soru 7: Bakterilerin antibiyotik ilaçlara karşı direnç kazanması yararlı mutasyonlara örnektir.

Soru 8: Melanin pigmentinin eksikliğinde ortaya çıkan genetik hastalık Albinizmdir.

Soru 9: Bir mutasyon sonucu oluşan yeni genler her zaman olumsuz özelliklere yol açar.

Soru 10: Mutasyonlar sadece canlı organizmaları etkiler, cansız nesnelerde meydana gelmez.

Soru 11: Bir organizma, kendi DNA’sındaki bir mutasyonu denetleyerek engelleyebilir.

Soru 12: Bir organizmanın mutasyon sonucu kazandığı bir özellik, çevresel değişikliklere uyum sağlamasına yardımcı olabilir.

Soru 13: Mutasyonlar, DNA’daki baz çiftlerinin hepsinin tamamen silinmesi sonucu oluşur.

Soru 1: Aşağıdaki faktörlerden hangisi mutasyon oluşma riskini artırabilir?

Doğru cevap D şıkkıdır.
Bu sorunun açıklaması: Kimyasal ilaçlar mutasyona sebep olabilir.

Soru 2: Mutasyonların nesilden nesile aktarılabileceği iki temel hücre tipi aşağıdakilerden hangileridir?

Doğru cevap A şıkkıdır.
Mutasyonlar üreme hücrelerinde meydana gelirse yeni nesillere aktarılabilir.

Soru 3: Zararlı mutasyonlar genellikle hangi sonuçları doğurabilir?

Doğru cevap B şıkkıdır.
Zararlı mutasyonlar canlıda olumsuz özelliklere sebep olur. Genetik hastalıklarda bu olumsuz özelliklerdendir.

Soru 4: Eşeysiz üreyen canlılarda mutasyonlar nasıl yeni nesillere aktarılabilir?

Doğru cevap D şıkkıdır.
Bu sorunun açıklaması: Tek hücreli canlılarda gerçekleşen mutasyonlar mitoz bölünme ile yeni nesillere aktarılabilir. Tek hücreli canlılarda üreme hücreleri yoktur.

MODİFİKASYON:

Nem, sıcaklık ve beslenme gibi çevre etkisiyle oluşan GEN İŞLEYİŞİNDEKİ DEĞİŞİKLİKLERE modifikasyon denir.

Modifikasyonda ÇEVRESEL ETKİLER sadece GENLERİN İŞLEYİŞİNİ değiştirir ve dış görünüşte değişiklikler meydana gelir.

Modifikasyon KALITSAL DEĞİLDİR.

Modifikasyonda çevresel etki ortadan kalkarsa canlı tekrar eski haline geri dönebilir. Geri dönmeyen modifikasyonlar da vardır.

Modifikasyona sebep olan çevresel etkiler:

  • Beslenme,
  • Sıcaklık,
  • Işık miktarı,
  • Toprağın PH değeri,
  • Nem

gibi etkilerdir.

MODİFİKASYON ÖRNEKLERİ:

1) Himalaya Tavşanının Tüy Rengi:

Himalaya Tavşanlarının ayak, burun ve kulak tüyleri

KIŞIN SİYAH RENKLİ olur.

YAZIN BEYAZ RENKLİ olur.

Himalaya tavşanlarının sırtındaki beyaz tüylerin bir kısmını kazır ve kazınan tüylerin olduğu bölüm Buz Torbası ile kapatılırsa yeni çıkan tüyler SİYAH olur.

Bu tüyler tekrar kazınır fakat bir daha buz koyulmaz ya da Sıcak su torbası konulursa Himalaya tavşanından, tekrar BEYAZ TÜY çıkarır.

Sıcaklığın sebep olduğu modifikasyondur.

Himalaya tavşanlarının tüy rengi özelliği, “sıcaklık duyarlılığı” veya “albinizm etkisi” olarak adlandırılır.

Himalaya tavaşanlarında gerçekleşen bu modifikasyon, vücudun belirli sıcaklıklarda pigment üretimini etkileyen bir genetik mutasyon sonucu ortaya çıkmıştır.

Pigment, renk üreten kimyasal maddelerdir. Pigmentler, renkli maddelerin veya materyallerin rengini oluşturan kimyasal bileşenlerdir.

Pigmentler az ise açık renkli, pigmentler fazla ve yoğun ise koyu renkli bölgeler oluşur.

Himalaya tavşanlarının sıcaklığa göre renginin değişmesi MODİFİKASYONDUR fakat bu modifikasyon MUTASYON sonucu ortaya çıkmıştır.

Bu MODİFİKASYONDA vücut belirli sıcaklıklarda pigment üretimini engeller. Tüylerin sıcak bölgelerinde (örneğin kulaklar, burun, ayaklar) pigment üretmesi engellendiği için tüyler açık renkli olur. Soğuk bölgelerde, pigment üretimi normal şekilde devam eder, bu nedenle bu bölgelerde koyu renkli tüyler bulunur.

2) Sirke Sineklerinin Kanatları:

Sirke sinekleri serin (16 °C) ortamda yetiştirilirse KANATLARI DÜZ, Sıcak (25 °C) ortamda yetiştirilirse KANATLARI KIVRIK OLUR.

3) Çuha Çiçeğinin Çiçek Rengi:

Çuha çiçeği sıcak ortamda (30 – 35 °C) yetiştirilirse çiçek rengi BEYAZ olur, serin ortamda (15 – 20 °C) ortamda yetiştirilirse çiçekleri KIRMIZI RENKLİ olur.

4) Ortanca Bitkisinin Çiçek Rengi:

Ortanca bitkisinin çiçekleri TOPRAĞIN PH DEĞERİ YÜKSEKSE PEMBEPH DEĞERİ DÜŞÜK TOPRAKTA yetişiyor ise ÇİÇEK RENGİ MAVİDİR.

5) Kraliçe Arı ve İşçi Arının oluşumu:

Dişi arılar BAL ve ARI SÜTÜ ile beslenirse KRALİÇE ARI olur.

Dişi arılar POLEN (BAL) ile beslenirse İŞÇİ ARI olur.

6) Spor Yapan İnsanların Kasları:

Spor yapan insanların kasları gelişerek büyür. Fakat spor yapmayı bırakırsa tekrar eski haline geri dönebilir.

7) Bronzlaşan Ten:

Güneşte kalan bedenimiz bronzlaşır fakat havalar yeniden serinlediğinde yada uzun süre güneşte durmadığımızda eski ten rengine geri döner.

Bronzlaşma, ciltteki rengin koyulaşması veya esmerleşmesi olarak tanımlanır.

Bronzlaşma, güneş ışığı veya yapay güneşlenme yoluyla cildin üzerine etki eden ultraviyole (UV) ışınlarının ciltteki melanin adı verilen pigmentin üretimini artırmasından kaynaklanır. Melanin, cildin, saçın ve gözlerin rengini belirleyen bir pigmenttir ve aynı zamanda cilt hücrelerini güneşin zararlı etkilerine karşı korur.

UYARI:

Bronzlaşma sağlıklı bir cilt reaksiyonu gibi görünse de, aşırı maruziyet ve yanlış kullanım, cilt kanseri riskini artırabilir ve erken yaşlanmaya neden olabilir. Bu nedenle güneşe çıkmadan önce güneş kremi kullanmak ve aşırı güneşlenmeye dikkat etmek önemlidir. Ayrıca, yapay güneşlenme yatakları da UV ışınlarına maruziyet nedeniyle cilt kanseri riskini artırabilir ve bu nedenle aşırı kullanımdan kaçınılmalıdır.

BRONZLAŞMA NASIL GERÇEKLEŞİR?

Bronzlaşma işlemi aşağıdaki gibi adımları içerir:

  1. Güneş veya UV Işınlarının Maruziyeti: Cilt, güneş veya yapay güneşlenme yatağı gibi kaynaklardan gelen ultraviyole (UV) A ve B ışınlarına maruz kalır. Bu ışınlar, cildin üst katmanlarına nüfuz eder.
  2. Melanin Üretimi: UV ışınları, melanin üretimini hızlandırmak için cilt hücrelerini uyarır. Melanin, cilt rengini koyulaştıran pigmenttir.
  3. Cilt Renginde Değişiklik: Melanin üretimi arttıkça, cilt rengi daha koyulaşır. Bu, bronzlaşma olarak adlandırılan sonucu oluşturur.
  4. Cilt Koruma: Melanin aynı zamanda UV ışınlarına karşı bir tür doğal koruma sağlar. Yani bronzlaşma, cilt rengini koyulaştırmanın yanı sıra güneşin zararlı etkilerine karşı bir miktar koruma sağlar.

8) Tek Yumurta İkizlerindeki Farklı Fiziksel Özellikler:

Tek yumurta ikizleri kalıtsal benzerlikleri çok yüksektir. Fakat farklı beslenme ve çevresel etkilerle farklı boy ve ağırlıklara sahip olabilirler.

9) Eğrelti Otunun Boyu:

Eğrelti otu sulak bir bölgede yetişirse boyu 2 metreyi bulabilir. Kurak bölgelerde yetişen eğrelti otlarının boyu 25 – 40 cm yi bulur.

10) Sünnet olmak, kaza sonucu bir uzvun kaybı gibi örnekler modifikasyona aittir.

SÜNNET, KAZA SONUCU BİR UZVUN KAYBI çevresel etken ortadan kalktıktan sonra eski hale geri dönülemeyen MODİFİKASYONLARA ÖRNEKTİR.

Mutasyon sonucunda GENLERİN YAPISI değişir, MODİFİKASYON sonucunda GENLERİN İŞLEYİŞİ DEĞİŞİR.

ÖZET OLARAK:

Şimdi öğrendiklerimizi doğru yanlış sorularıyla pekiştirelim:

Soru 1: Modifikasyonlar, canlının genetik yapısında kalıcı değişikliklere neden olur.

Soru 2: Modifikasyonlar, canlıların çevreleriyle etkileşim sonucu oluşan genellikle geçici olan değişikliklerdir.

Soru 3: Modifikasyonlar, sadece canlının dış görünüşünü etkiler, gen işleyişine etki etmez.

Soru 4: Modifikasyonlar canlıların yaşam sürelerini uzatabilir veya kısaltabilir.

Soru 5: Kraliçe arı ve işçi arı arasındaki fark, beslenme türüne bağlıdır.

Soru 6: Sirke sineklerinin kanatlarının düz veya kıvrık olması, sadece genetik faktörlere bağlıdır.

Soru 7: Himalaya tavşanlarının tüy rengi sıcaklıkla değişebilir ve bu bir modifikasyona örnektir.

Soru 8: Modifikasyonlar genlerin işleyişini değiştirerek genlerin farklı şekilde ifade edilmesine sebep olur.

Soru 9: Tek yumurta ikizleri sadece genetik olarak benzerdir ve çevresel faktörler onların görünümlerini değiştirmez.

Soru 10: Modifikasyonlar, sadece beslenme faktöründen kaynaklanır.

MUTASYON VE MODİFİKASYON ARASINDAKİ FARKLAR:

MUTASYONMODİFİKASYON
GENLERİN YAPISI DEĞİŞİR. KALICIDIR.GENLERİN İŞLEYİŞİ DEĞİŞİR. GEÇİCİDİR.
ÇEVRESEL FAKTÖR ORTADAN KALKSA BİLE
ESKİ HALİNE GERİ DÖNEMEZ.
ÇEVRESEL FAKTÖR
ORTADAN KALKINCA ESKİ HALİNE DÖNEBİLİR DE DÖNMEYEBİLİR DE.
ÜREME HÜCRELERİNDE MEYDANA GELİRSE
KALITSALDIR.
VÜCUT HÜCRELERİNDE MEYDANA GELİRSE
KALITSAL DEĞİLDİR.
KALITSAL DEĞİLDİR.
KİMYASAL MADDELER, YÜKSEK SICAKLIK
GİBİ ÇEVRESEL ETKENLER SONUCU ORTAYA ÇIKAR. YARARLI VEYA ZARARLI OLABİLİRLER.
SICAKLIK, ISI, NEM VE IŞIK GİBİ ÇEVRESEL ETKENLER SONUCU ORTAYA ÇIKAR.

Tebrikler LGS Fen Bilimleri 2. Ünite Mutasyon ve Modifikasyon konusunu bitirdin. Şimdi sıra çalışma kağıdını çözmede.

8. Sınıf Mutasyon ve Modifikasyon Çalışma Kağıdı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir